Dünyanın en iyi fiyatı 1.99$'a .COM.TR Domain Hemen Kaydet
Kapat

Mükemmel Bir Alan Adı Kaydedin

0.99$'dan7₺'den başlayan fiyatlarla hayalinizdeki alan adını kaydedin

İhtiyacınız Olan Tüm Barındırma Çözümleri
Tüm barındırma ihtiyaçlarınıza cevap verebilmek için sunduğumuz hizmetlerimize göz atın.
Neden Niobeweb?
20 yılı aşkın tecrübemiz ve uzman kadromuz ile sizin için değer üretiyoruz
20+ Yıllık Tecrübe
20+ Yıllık Tecrübe
Türkiye'deki müşterilerimize 20 yılı aşkın süredir katma değerli, inovatif servislerle çözüm üretiyoruz.
7/24 Destek
7/24 Destek
Her türlü destek taleplerinize 3 farklı kanaldan 7/24 çözüm üretmek için çalışıyoruz.
Ücretsiz Servisler
Ücretsiz Servisler
Farklı servis sağlayıcılarda ücretli olan bir çok hizmeti ücretsiz olarak sunarak işletmenizi destekliyoruz.
Gelişmiş Hosting Teknolojisi
Gelişmiş Hosting Teknolojisi
Sistem ve yazılım mühendislerimizin geliştirdiği gelişmiş altyapımız ile kesintisiz hizmet için çalışıyoruz.
İade Garantisi
İade Garantisi
Hizmet kalitemize güveniyor, bir çok ürünümüzde koşulsuz iade garantisi sunuyoruz.
Yüksek Müşteri Memnuniyeti
Yüksek Müşteri Memnuniyeti
%91 müşteri memnuniyet oranı ile Türkiye'nin en çok beğenilen hosting firmaları arasında yer alıyoruz.
Ürünlerimiz ile Kimler Neler Yapabilir ?
Rakamlarla Niobeweb
20+ yıllık tecrübe ile Türkiye'nin en köklü hosting firmaları arasındayız.

40.000+Müşteri

32.000+Domain

21.000+Web Sitesi

Müşterilerimizin Görüşleri
Siz de mutlu müşterilerimiz arasındaki yerinizi bugün alın
10 yıldan uzun süredir Niobeweb ile birlikteyiz ve en iyi yanı her zaman ulaşılabilir olmaları ve koşulsuz destek sunmaları. Teşekkürler.
mustafa-ozkan

Mustafa Özkan Peakment Digital

Çözüm üreten süper bir ekip ve hosting hizmetlerinden son derece memnunuz ve tüm alan adlarımız Niobeweb'de.
murat-isik

Murat Işık MobilPark

Blog

E-posta, işletmelerin iletişim kurmasını sağlayan en temel iletişim araçlarından biridir. Bu iletişimden yararlanmanız için piyasada ücretli veya ücretsiz çeşitli e-posta hizmet sağlayıcıları vardır. Fakat e-posta iletişimine yeni başladıysanız veya Microsoft Outlook dışında seçenekler arıyorsanız, IceWarp e-posta sunucu çözümünü deneyebilirsiniz.  Daha önce Merak Mail Server olarak bilinen IceWarp, hem Windows hem de Linux platformlarında çalışan, IceWarp Limited tarafından geliştirilmiş ticari bir istemci tabanlı grup yazılımı ve e-posta sunucusudur. 10 yıldan fazla bir süredir her endüstriden işletme için mesajlaşma, ses ve işbirliği çözümleri sunan IceWarp, şu anda dünya çapında 50.000'den fazla şirket tarafından kullanılmaktadır. IceWarp'in Özellikleri IceWarp’in ne olduğunu anladığınıza göre, şimdi IceWarp’in sunduğu özelliklerden bazılarına göz atalım: 1. Güvenli E-posta Sunucusu IceWarp; e-posta, takvim planlama, anında çevrimiçi belge düzenleme, etkili gerçek zamanlı ekip sohbeti, sesli arama, görüntülü arama ve kişiselleştirilmiş güvenli çevrimiçi depolama da dahil olmak üzere, kullanıcılarına eksiksiz çözümler sunar. Sunucularda veya kendi bulut veri sunucu merkezinde kullanıma hazır hepsi bir arada kullanıcı arayüzü (UI) sağlar. Getirdiği diğer faydalar ise aşağıdaki şekildedir: Masaüstü benzeri rahatlığa sahip web arayüzü E-posta, takvimler, kişiler, otomatik yanıtlayıcı ve e-posta yönlendirme Gerçek zamanlı güvenlik Veri tekilleştirme ile smartAttach Toplu e-posta gönderme için e-posta listeleri 2. Tüm Belgeler için Bulut Depolama Yönetimi Ekibiniz için belge oluşturma, biçimlendirme ve hızlı paylaşım içeren eksiksiz bir depolama çözümü sağlar. Bulut depolama yönetimi özelliklerinin öne çıkan özellikleri aşağıdaki şekildedir: Gerçek zamanlı belge düzenlemeTüm dosya formatları ile uyumCanlı yazı tipi önizleme, baskı desteği, yazım denetimi, denklem düzenleyici vb. pek çok kullanışlı araçDüzenleme, önizleme ve paylaşma gibi sorunsuz belge yönetimi 3. Gerçek Zamanlı Ekip Sohbeti  Gerçek Zamanlı Ekip Sohbeti özelliği ile ekipler; etkileşimli planlama, verimli belge paylaşımı ve yorum yapmanın yanı sıra ekip dışı katılımcılara da erişim seçeneği sağlayabilir. 4. Mobil ve Masaüstü Uygulamaları Windows işletim sistemiyle kullanıcıların e-posta, takvim vb. ile kolayca çalışabildiği; belge oluşturmak, görüntülemek ve düzenlemek için yerel uygulamaları kullanabildiği, tüm yaygın Microsoft Office biçimlerinde eksiksiz bir ofis paketi çözümü sağlar. Aynı anda birden fazla hesap kullanabilir ve Gmail, iCloud vb. e-posta hizmetlerine bağlanabilirsiniz. Sorunsuz tam metin arama, PGP etkileşimli mesajlaşmayı destekleyen e-posta şifreleme, gecikmeli gönderme ve otomatik e-posta çevirileri gibi seçenekler, IceWarp platformuyla tamamen entegre edilmiştir. IceWarp Messaging Server, temel ürünlerinden biridir ve Microsoft Exchange’ye iyi bir alternatiftir. IceWarp'ın sunduğu en eşsiz özelliklerden biri, sunucu ile tamamen entegre olmasıdır. Neden IceWarp Kullanmalısınız? IceWarp’in öne çıkan özelliklerine göz attıktan sonra, şimdi de adım adım neden IceWarp kullanmanız gerektiğine bir göz atalım: 1. Birleşik arayüz sağlar IceWarp Mail Server, ekiplerin işbirliği içinde çalışmasına olanak tanıyan entegre ve veritabanı odaklı bir GroupWare sunar. GroupWare, kullanıcıların paylaşılan adres defterlerine, belgelere, takvimlere ve tablet, masaüstü, web ve mobil gibi çeşitli arabirimlerdeki diğer bilgilere kolayca ve anında erişmesine olanak tanır. 2. Verilerinizi korur Çok sayıda gizli ve hassas bilgi e-posta’lar yoluyla iletilir. IceWarp Güvenlik modülü, iş verilerinin kötü amaçlı yazılımlardan, istenmeyen postalardan ve yetkisiz erişimden korunmasını sağlar. Modül, antivirüs çözümleri, filtreler ve 20'den fazla ek anti-spam teknolojisine sahiptir. 3. İşletim sistemi seçeneği sunar IceWarp; Linux, Ubuntu, Debian, CentOS, Windows 2003 ve sonraki sürümleri gibi çok çeşitli işletim sistemleriyle uyumludur. 64-bit ve 32-bit işletim sistemleri tarafından desteklenir. Oracle, MySQL ve MS SQL veritabanlarına bağlanır. 4. Veri geçişine izin verir IceWarp, kullanıcıların verileri eskiden yeni makinelere veya buluta sıfır kesinti süresiyle taşımasına olanak tanıyan özel taşıma araçları sunar. Windows'tan Linux'a, 32-bit'den 64-bit'e kadar, tüm iş bilgilerinizi anında taşıyabilirsiniz. 5. Her yerden yönetim sağlar HTML5 tabanlı Webadmin, kullanıcıların mobil, masaüstü, tablet veya akıllı telefon gibi farklı platformları kullanarak iletişim kanallarını, işbirliği araçlarını ve özellikleri kontrol etmesine olanak tanır. Ayrıca, mevcut trafiği ve hizmet durumunu tek bir ekranda görüntüleyen gerçek zamanlı bir gösterge tablosu sağlar. Yukarıda Icewarp ile ilgili tüm detayları sizinle paylaştık. Bu bilgiler ışığında, profesyonel e-posta ve ekip yönetimi ile ilgili bir seçim yapmak için kendinize gerekli tüm soruları sorduysanız, domain ve hosting sektörünün önemli şirketlerinden biri olan Niobeweb, IceWarp Cloud E-Mail Paketleri ile size kurumsal e-posta'dan çok daha fazlasını sunar. İşletmeniz için ihtiyaçlarınıza uygun, yüksek kotalı ve gelişmiş özelliklere sahip e-posta hizmeti satın almak istediğinizde, Niobeweb.net'e gelerek hemen hayalinizdeki profesyonel e-posta servisine kavuşabilir, uygun fiyatlar ve profesyonel yönetim desteği ile dilediğiniz plandan dilediğiniz adette seçim yapabilirsiniz. Bu arada şirketiniz için Icewarp kullanıyorsanız, yorum bölümünde bize yazın. İçeriğimizi geliştirmek için deneyimlerinizi ve önerilerinizi paylaşmayı unutmayın.
Teknolojinin gelişmesi ve yazılımın öneminin anlaşılmasıyla birlikte programlama dillerini öğrenmeye olan talep her yıl artmaya başladı. Şu an yaklaşık 600 programlama dili var ve farklı özelliklerle sürekli yeni programlama dilleri gelmeye devam ediyor. Peki bu kadar çok seçenek varken, hangi programlama dilini öğrenmelisiniz?  Eğer bu işe zaman ayıracaksanız, zaman kaybını önlemek için bu sorunun cevabını en doğru şekilde verdiğinizden emin olun. Bir mobil uygulama geliştirmek, programlama bilgisi için sertifika almak veya yeni beceriler kazanmak istiyorsanız, öğrenmek için doğru programlama dilini seçmek zorundasınız. Kararınızı verirken, öğrenmeye istekli olduğunuz zorluk seviyesi, halihazırda bir dille uyumlu olabilecek becerileriniz ve bir programlama dilini öğrenme nedeniniz gibi çeşitli nedenleri de sorgulamayı unutmayın. En Popüler Programlama Dilleri Hangileridir? Farklı işlevsellik seviyeleri sağlayan birçok programlama dili türü vardır. Bu yazılım programlama dilleri ile ilgili DevSkiller tarafından yapılan bir araştırmaya göre, JavaScript art arda sekiz yıldır en popüler programlama dili seçilmiştir. En popüler programla dillerinde JavaScript’i; SQL, Java, HTML/CSS, ve .NET/C# takip etmektedir. Programlama Dili Nedir? Programlama dili, talimatları bir makineye veya bir bilgisayara bağlamak için tasarlanmış bir gösterimdir. Programlama dilleri temel olarak bir makinenin performansını kontrol etmek veya algoritmaları ifade etmek için kullanılır. Basitçe söylemek gerekirse, programlama bir bilgisayara yürütmesi için bir dizi talimat vermektir. Daha önce bir tarif kullanarak yemek yaptıysanız, kendinizi bir bilgisayar ve tarifin yazarını bir programcı olarak düşünebilirsiniz. Tarif yazarı size okuyup uyguladığınız bir dizi talimat sağlar. En Popüler Web Geliştirme Dilleri 1. HTML HTML, web sitelerinin düzenini ve yapısını oluşturan dinamik bir dildir ve daha az kod kullanarak güzel bir web sitesi oluşturmanıza olanak tanır.  Web siteleri için bir başlangıç noktası oluşturmak için kullanılan HTML, statik sayfaların çoğunun başlangıç noktasıdır. 2. CSS CSS, geliştiricilerin bir web sitesini şekillendirmek için kullanabilecekleri dildir. Genellikle bir web sayfası bir tarayıcı tarafından görüntülendiğinde, nasıl görünmesi gerektiğini tanımlamak için kullanılır. Örneğin, CSS ile belirli öğelerin metin rengini veya arka plan rengini ayarlayabilirsiniz. CSS bir web sitesinin görünümünü, okunabilirliğini ve işlevselliğini gerçekten iyileştirebilir. 3. JavaScript JavaScript, Java öğrenme  ile hiçbir ilgisi olmayan ve web’de çok yaygın şekilde kullanılan favori bir programlama dilidir. Geliştiricilerin web sitelerine etkileşimli öğeler eklemelerine olanak tanır. 4. React React, Facebook tarafından oluşturulmuş bir JavaScript kütüphanesidir. Bu çerçeve, profesyonellerin dinamik yetenekleriyle kullanıcı arayüzleri oluşturmasına olanak tanır. React kullanılarak oluşturulan web siteleri daha hızlı çalışır ve mevcut çeşitli öğeler arasında sorunsuzca geçiş yapar. 5. Vue Vue, geliştiricilerin iyi yapılandırılmış, ilgi çekici web sayfaları ve uygulamalar tasarlamalarına olanak tanıyan basit, açık kaynak kodlu ve kullanımı kolay bir geliştirme dilidir. Çeşitli web öğelerinin gelişimini basitleştirmek ve organize etmek için tasarlanmıştır.  Geliştiriciler arasındaki popülaritesinin yanı sıra, maliyet etkinliği ve kalitesiyle hem küçük hem de orta ölçekli işletmelere hızlı ve güvenilir çözümler sunar. En Popüler Mobil Uygulama Geliştirme Dilleri 1. Java Oracle tarafından 1991 yılında etkileşimli televizyon için tasarlanan Java, hala en iyi programlama dillerinden biridir. Java öğrenmenin popülaritesinin temel nedenlerinden biri, Android uygulamaları oluşturmak için resmi dil olmasıdır. Bu, Google Play Store'daki çoğu uygulamanın Java ile oluşturulduğu anlamına gelir. 2. Swift Swift, macOS ve iOS uygulamaları için Apple’ın yerel dili olarak 2014 yılında oluşturulmuş açık kaynaklı bir programlama dilidir. Objective-C'nin yerini alan Swift, Apple ile ilgili yazılımlar için bir numaralı dil haline gelmiştir. 3. React Native React Native, platformlar arası mobil uygulama geliştirmek için yaygın olarak kullanılan Javascript tabanlı bir programlama dilidir. Geniş bir teknoloji odaklı topluluğa sahip açık kaynaklı bir dildir. Kodun yeniden kullanılabilirliğini sunar, daha hızlı ve ucuz uygulamalar oluşturmaya yardımcı olur. En Popüler Masaüstü Uygulama Dilleri 1. EmberJS Ember.js, önemli bir değişiklik getirmeyen tamamen geriye dönük uyumlu bir kodlama dilidir. O döneme ait diğer dillerin (Backbone.js, AngularJS) popülaritesi azalmasına rağmen, Ember.js modern front-end geliştirme ihtiyacını karşılamak için hala güvenilir ve üretkendir. 2. Java  Öğrenmesi en kolay kodlama dillerinden biri olan Java, genellikle üniversite öğrencilerine yazılım mühendisliğinin temellerini öğretmek için kullanılır. Yine de programlamaya yeni başlayan biri için Java öğrenmek biraz zor olabilir, Java Python öğrenmeye kıyasla biraz daha karmaşıktır Genel amaçlı bir programlama dili olan Java, geniş geliştirici topluluğu nedeniyle kurumsal geliştirme için en popüler dillerden biridir. 3. C C programlama dili, Java ve C# gibi daha karmaşık programlama dillerinin öncülüdür. Düşük seviyeli uygulamalarla uğraşırken C programlama dilini kullanmak en iyi seçimdir. Televizyonunuzun aygıt yazılımı veya bir uçağın işletim sistemi gibi gömülü sistemler ve Windows gibi bilgisayar işletim sistemleri için yaygın olarak kullanılır. 4. Objective C Objective C, iOS uygulamalarının arkasındaki programlama dilidir. Apple'ın yeni dili Swift, daha popüler bir hale gelmeye başlasa da, Objective-C, iPhone ve iPad'ler için Apple uygulamaları geliştirmek isteyenler için hala başlangıç noktası olarak görülmektedir. En Popüler Oyun Geliştirme Dilleri 1. C# C#, popüler C dilinin başka bir varyasyonudur. 2000 yılında Microsoft tarafından geliştirilen C#’ye, bazı Java benzeri özellikler eklemiştir. .NET çerçevesinde çalışan çok çeşitli kurumsal uygulamalar için oluşturulmuştur. 2. Java Java, pek çok uygulama içeren çok dinamik bir dil olduğu için oyun geliştirmek isteyenler için ideal bir seçimdir. Java, C ++ ile yakından ilgilidir, bu nedenle ikisini yan yana öğrenmek sandığınız kadar zor olmayacaktır. Tom Clancy’s Politika, Runescape, Powder Game, Star Wars Galaxies ve Roboforge gibi oyunların bazıları Java ile yazılmıştır. 3. C++ C ++, nispeten yüksek bir giriş engeli olan bir dildir (yani öğrenmesi oldukça zordur). Fakat öğrenirseniz, donanım ve grafik süreçleri üzerinde doğrudan kontrole izin verir.  Counter-Strike, Doom III Engine, King Quest, Starcraft, World of Warcraft, Warcraft III, Football Pro, Master of Orion III ve Maplestory gibi oyunların bazıları C++ programlama dili ile yazılmıştır. Yazılım Geliştirme Aşamaları Nelerdir? Bir yazılım projesi üzerinde çalışıyorsanız, belirli bir yazılımın nasıl geliştirileceği, korunacağı, değiştirileceği veya iyileştirileceğini açıklayan ayrıntılı bir plan yapmanız gerekir. ‘Peki bu planı nasıl yaparım?’ diyorsanız, yazılım geliştirme planın aşamalarını sizin için kısaca özetledik: 1. Beyin fırtınası ve planlama Her şey harika bir fikirle başlar. Ancak herhangi bir fikrin uygulanabilmesi için dikkatli bir planlama yapılması gerekir. Ancak mükemmel bir plan oluşturulduktan sonra ilerlemeye hazır olursunuz. 2. Gereksinimler ve fizibilite analizi Yazılım geliştirmenin bu aşamasında proje ayrıntılı olarak tanımlanır ve projenin fizibilitesinin analizi yapılır. Uygulanabilir bir çözüm oluşturmak için temiz kod ve akılda kalıcı tasarım yeterli değildir. Öncelikle geliştirme ekibinin proje hedefini daha derinlemesine anlaması ve tüm gereksinimleri toplamasına ihtiyacınız vardır. 3. Tasarım Yazılım tasarımı, yazılım projesi geliştirmenin en önemli bileşenidir. Tasarım aşamasında, çözümün fiili kavramsallaştırması oluşturulur, yani spesifik proje gereksinimlerini karşılayan detaylı yazılım mimarisi oluşturulur. Bu aşamada, yazılım geliştirme sürecinin sonraki aşamalarında kullanılan nihai prototip ve maketler ile projenin tüm yapısı oluşturulur. 4. Geliştirme ve kodlama Geliştirme aşaması, kod yazmak ve tasarım belgelerini yazılım geliştirme sürecinde gerçek yazılıma dönüştürmekle ilgilidir. Bu aşama tüm sürecin omurgasıdır ve dikkat edilmesi gereken bir dizi hayati unsur olduğu için genellikle en uzunudur. Yazılım ekibi, kodların yazılım gereksinimlerini karşıladığından, paydaşların gereksinimlerine uygun olduğundan vb. emin olmalıdır. 5. Entegrasyon ve test Yazılım oluşturulup tamamlandıktan sonra, sistem testini içeren bir sonraki aşama ve entegrasyon başlar. 6. Uygulama ve dağıtım Bu aşama, hazırlanmış çözümün gerçek kurulumunun gerçekleştiği aşamadır. Uygulama planına göre adım adım yapılır. Yeni oluşturulan ve test edilen uygulama, veri ve bileşen aktarımı dahil üretime taşınırken, sonraki sürümlerde yalnızca belirli değişiklikler devreye alınır. 7. İşletme ve bakım Yazılım geliştirmenin son aşaması, bakım ve düzenli güncellemeleri içerir. Ürün, performansıyla ilgili gerçek dünyadaki geri bildirimlere göre geliştirilir Algoritma Nedir? Algoritmayı bir sorunu çözmek için adım adım ilerleyen bir süreç olarak düşünebilirsiniz. Belirli işlem veya hesaplamaları tamamlamak için programınız tarafından izlenen kurallar kümesidir. Bunu bir tarif olarak düşünün. Bir algoritma, beklenen bir çıktıyı (yemek) elde etmek için bir dizi kuralı (tarif) ana hatlarıyla belirtir. Girdiler algoritmayla beslenir ve beklenen çıktıyı elde etmek için çeşitli işlevleri (görevleri) uygular. Ya önceden var olan algoritmaları kullanabilir ya da kendinizinkini yazabilirsiniz. Veritabanı Nedir? Veritabanı, sistematik bir veri koleksiyonudur. Verilerin elektronik olarak depolanmasını ve değiştirilmesini destekler. Veritabanları veri yönetimini kolaylaştırır. Örneğin, çevrimiçi bir telefon rehberi, kişilerin verilerini, telefon numaralarını ve diğer iletişim bilgilerini depolamak için bir veritabanı kullanır. Yazılım Nasıl Öğrenilir? Nereden Başlanmalı? Yazılım öğrenmek, teknolojinin gelişmesi ile birlikte popüler olmaya başlayan yeni bir beceridir. Hatta şu an yazılım öğrenmeye o kadar çok talep var ki, bazı ilkokul ders müfredatlarında bile yazılım öğretilmeye başlanmış durumda. ‘Peki ben nasıl yazılım öğrenebilirim, nereden başlamalıyım?’ diyorsanız, sizin için aşağıda genel bir liste oluşturduk: 1. Bir kariyer hedefi seçin 2. Bir programlama dili seçin (Java, C, C++, Python, Ruby vb.)  3. Sizin için en iyi kodlama programı platformunu seçin  (Üniversitede, eğitim kampı, çevrimiçi kurslar, yazılım kitapları vb.) 4. Doğru metin düzenleyiciyi bulun (Notepad, ATOM, Visual Studio Code vb.) 5. Seçtiğiniz programlama dilinde ustalaşın 6. Programlama dilinize aşina olduktan sonra  uygulama yaparak öğrenin 7. Yazılımcılardan oluşan çevrimiçi topluluklarla etkileşim kurun 8. Keşfetmeye devam edin Programlamaya Hangi Yazılım Dili İle Başlamalıyım? Bu yazıyı okurken farklı yazılım dillerini öğrendikçe, hangi kodlama dilini öğrenmeniz gerektiğini merak etmeye başlayabilirsiniz. Aslında her şey, yeni keşfedilen kodlama bilginizle ne yapmak istediğinize bağlıdır. Geliştirmek istediğiniz yazılım türü, hangi programlama dillerinin öğrenileceği konusunda önemli bir etkendir. Hangi yazılımı yazmak için hangi dilin kullanılacağına dair somut kurallar bulunmamakla birlikte, aşağıda sizin için birkaç eğilim paylaştık: Web tabanlı girişimlerin Python ve JavaScript'te programlanma olasılığı daha yüksektir.Daha büyük şirketler, dahili yazılım uygulamalarını C# veya Java dili kullanarak; web uygulamalarını PHP kullanarak geliştirme eğilimindedir.Veri analitiği programları tipik olarak R ve MATLAB programlama dillerini kullanır.Mobil uygulamalar, Swift veya Kotlin'de giderek daha fazla yazılmaya başlanmıştır. Yılların Tartışması: PHP mi, ASP..NET mi? Bu soru yıllardır tarışılsa da, hiç şüphe yok ki her yaklaşımın kendine göre faydaları vardır. Dahası, farklı projeler için verimli bir şekilde çalışırlar, fakat PHP, dünyanın en çok kullanılan en popüler programlama dillerinden biridir. Geliştiricilere birçok uygulamada yardımcı olur. Topluluğu büyüktür ve web üzerinden erişimi kolaydır. Geliştirici, öğrenmesi daha kolay olduğu için daha kısa sürede PHP ile çalışmaya başlayabilir.  PHP, ücretli bir Microsoft platformu olan ASP.NET'in aksine, açık kaynaklı bir platformdur. PHP, bir programlama dili ile bir web kütüphanesi arasında bir karışımdır, ASP.NET ise düz bir uygulama kütüphanesidir.
Şirketiniz için bir sunucu barındırma çözümü arıyorsanız, birçok seçenek mevcuttur. ‘Co-location’ yani Sunucu Barındırma da bu seçeneklerden biridir. Co-location, yönetilen bir hizmet modelinin maliyetlerini karşılamak istemeyen ve daha büyük dahili bir BT departmanından yararlanmak isteyen işletmeler arasında popülerdir. Co-location Nedir? Co-location, bir işletmenin fiziksel sunucusunu bir barındırma şirketinin veri merkezine yerleştirmektir. İşletme sunucusunu barındırma şirketine devreder ve barındırma şirketinin güç ve ağ bağlantılarını kullanır. Bir co-location barındırma şirketi işletmenize aşağıdaki hizmetleri sağlamalıdır: Fiziksel veri merkezi güvenlik önlemleriYüksek hızlı internet erişimiKesintisiz güçKurumsal ısıtma ve soğutmaFiziksel hasar azaltmaUzman teknik destek Co-location barındırma sağlayıcıları, çeşitli kurumsal ihtiyaçlar için bakım ve kaynak sağlama konusunda derinlemesine bilgiye sahiptir. Bu deneyim, işletmelerin internet teknoloji altyapısına yüksek maliyetli yatırım yapmasının önüne geçer. Co-location Nasıl Çalışır? Co-location'dan faydalanmak için işletmelerin kendi fiziksel sunucusuna sahip olması gerekir. Co-location, zaten donanım ve yazılıma sahip olan ancak bunları depolama koşullarını sağlayamayan işletmeler için uygundur.  İşletmeler, barındırma sağlayıcısından bir sunucu kiralamaz; kiralık bir depolama şirketinde olduğu gibi yalnızca alan kiralar. Sunucuyu fiziksel olarak co-location'ın iş yerine yani bir veri merkezine taşır. Yalnızca veri merkezi içinde alan kiralar, ancak bu sunucu için tüm donanım ve yazılım ayarlarının sahipliğini ve kontrolünü elinde tutar. Barındırma sağlayıcısının ekibiyle iletişim kurarak, iş ihtiyaçlarına uyacak şekilde bant genişliği vb. özellikleri hızlı bir şekilde yükseltebilir veya düşürebilir. Veri merkezi; soğutma, güvenilir bir güç kaynağı, şirket içi güvenlik ve doğal afetlere karşı koruma gibi çevre yönetimi için tüm sorumluluğu üstlenir. Co-location'un Faydaları Bir işletmenin kendi veri merkezini oluşturmak yerine co-location kullanmaya karar vermesinin birkaç nedeni vardır.  1. Düşük Maliyetler Co-location’un temel avantajlarından biri, düşük güç ve ağ maliyetleridir. Üst düzey bir sunucu ortamı oluşturmak pahalı ve zordur. Bir co-location'a, ekipmana yatırım yapmadan böyle bir tesisin avantajlarından yararlanmanıza olanak tanır. Çok fazla para harcamadan güvenli ve birinci sınıf bir altyapıya yerleştirilirsiniz. Ek olarak, işletmelerin mali durumlarını öngörülebilir bir barındırma faturasıyla düzenlemelerine olanak tanır. Azalan maliyetler ve tutarlı giderler, işletmelerin istikrar kazanmasına katkıda bulunur ve bütçenizi diğer BT yatırımları için harcamanıza olanak tanır.  2. Teknik Destek İstemciler, sunucuları bir veri merkezine taşıyarak tam zamanlı uzman desteği sağlar. Co-location, BT departmanınızı bu görevlerden kurtarır. Güç, soğutma, güvenlik ve ağ donanımı co-location tarafından ele alındığından, işletmeniz donanım ve yazılım bakımına odaklanabilir. 3. Ölçeklenebilirlik ve Büyüme Alanı Co-location, işletmelerin tekrar eden sermaye yatırımları yapmak zorunda kalmadan ihtiyaçlarına göre ölçeklendirebilecekleri esnek kaynaklar sağlar. 4. Kullanılabilirlik Co-location, daha iyi bir çalışma süresini garantiler. Yapılan sözleşmeler, işlerin gerektiği gibi çalışmaması durumunda müşterilerin korunmasını sağlar. Co-location'un Artıları ve Eksileri Co-location'ın artıları eksilerinden ağır bassa da, bu seçeneğin sizin için doğru çözüm olup olmadığına karar verirken dikkate alınması gereken önemli noktalar vardır:  Artılar İşletmelerin ilk altyapı yatırımlarından tasarruf etmesine izin verir, uygun maliyetlidir.Optimum yedeklilik ve azaltılmış kesinti süresi sağlar.Sağlayıcı, hem fiziksel altyapı hem de siber güvenlik alanındaki güncel protokolleri sayesinde daha iyi bir güvenlik sağlar.Teknik destek sunar. Bu ekipler sorunları oldukça kontrollü bir şekilde teşhis eder ve çözümler.İşletmeler işlerini geleceğe hazır hale getirmelerine yardımcı olmak için bu hizmeti ölçeklenebilir.İş açısından kritik sistemleri ve verileri iş yeri dışında koruyarak, işletmenizi herhangi bir fiziksel hasarda kurtarır. Eksileri Veri merkezi ile bir müşterinin ofisi arasındaki mesafe, ekipmana manuel olarak dokunulması gerektiğinde artan seyahat maliyetlerine dönüşebilir.Çalışma süresi, dikkate alınması gereken başka bir konudur. Bir co-location barındırma sağlayıcısının birden fazla ağ taşıyıcısına erişimi yoksa veya %100 yedek bağlantı sağlamak için birden çok veri merkezine sahipse, müşteri ciddi kesintiler yaşayabilir. Co-location İle İlgili Bilmeniz Gerekenler Co-location'ın faydalarına, artılarına ve eksilerine değindik. Fakat co-location ile ilgili bilmeniz gereken farklı özellikler de mevcuttur. 1. Sınırlı Fiziksel Erişim Sunucularına sık sık fiziksel erişime ihtiyaç duyan müşteriler, sunucuları farklı bir konuma taşımayla birlikte gelen yükümlülükleri hesaba katmalıdır. 2. Yönetme ve Bakım Yönetilen bir sunucu ortamına ihtiyaç duyan istemciler, yalnızca co-location barındırma ile ihtiyaçlarını karşılamayabilir. Herhangi bir sunucu yapılandırması veya bakımı müşterinin sorumluluğundadır. Daha fazla uygulamalı hizmete ihtiyacınız varsa, co-location’a ek olarak yönetilen hizmetleri de düşünün. Ancak, yönetilen hizmetlerin ek maliyetler getirdiğini unutmayın. 3. Küçük İşletmeler İçin Yüksek Maliyet Küçük işletmeler, co-location'dan yararlanacak kadar büyük olmayabilir. Sanal sunucular ve dış kaynaklı BT, küçük işletmeler için daha iyi bir çözüm olabilir. Co-location Sizin İçin Uygun Mu? Co-location, mevcut bir sunucu ortamı olmayan orta ve büyük ölçekli işletmeler için mükemmel bir çözümdür. Özellikle web sitesi için hosting hizmetini kendi bünyesinde çözmek isteyen markalar için de tercih edilen bir seçenektir. Co-location paylaşılan bant genişliğinden faydalanmak, işletmenize şirket içi barındırma maliyetleri olmadan ihtiyaç duyduğu kapasiteyi sağlar. Co-location, işletmelerin güç, bant genişliği, yedek altyapı ve güvenlik yoluyla çalışma sürelerini iyileştirmelerine yardımcı olur. Co-location Fiyatlandırma Co-location aşağıdaki özelliklere göre fiyatlandırılır: Sunucuların veri merkezinde kapladığı fiziksel alanSunucu sayısıIP sayısıTalep edilen internet hızıTeknik destek hizmetleri  Co-location ile işletmeniz, sunucunuzun ihtiyaç duyduğu fiziksel alan miktarını öder. Kendi sunucu ortamlarına yapacak yeterli yatırımı olmayan işletmeler için uygun fiyatlı çözümler sunar. Co-location hizmetlerimiz hakkında fiyat bilgisi almak isterseniz hemen Niobeweb uzman satış ekibimizle iletişime geçebilirsiniz. En İyi Co-location Nasıl Seçilir? Niobeweb, işletmenizin hayal ettiğinizden daha düşük bir maliyetle önemli adımlar atmasına olanak tanıyacak çok esnek ve özelleştirilebilir Co-location seçenekleri sunar. Ek bir güvenlik katmanı gerektiren uygulamalar için işletmeler co-location’a yatırım yapabilir. Bu sayede hiç kimse işletmenizin sunucusuna yaklaşmaz ve bu şekilde riski minimumda tutabilirsiniz. Peki en iyi co-location’ı nasıl seçerim, derseniz: Co-location seçerken, veri merkezlerinin proaktif olarak bakımını ve güncellemesini yapıp yapmadığını ve aşağıdaki soruları sorun: Sahada size yardımcı olacak personel var mı?Sizinkiyle karşılaştırılabilir işletmeler için barındırma deneyimleri var mı?Ne kadar zamandır co-location barındırma yapıyorlar?Özelleştirilebilir çözümler sunabilirler mi, yoksa her duruma uyan tek bir co-location barındırma sağlayıcısı mı? Tüm bu soruları sorduğunuzda, tatmin edici cevaplar alıyorsanız, o zaman aradığınız sağlayıcıyı bulmuşsunuz demektir.
Ülke kodlu TLD veya ülke kodu üst düzey alan adları (ccTLD), belirli bir bölgeye veya ülkeye özgü alan adı uzantılarıdır (daha çok tercih ettiğiniz alan adından sonra görünen harfler olarak bilinir). Örneğin, .com.tr Türkiye’ye, .ca Kanada’ya ve .com.de Almanya’ya ait ccTLD'lerdir (country-code Top Level Domain). En önemli 3 üst düzey alan adı (TLD): .com, .net ve .org’dur. Fakat bu, başka seçeneğiniz olmadığı anlamına gelmez. .me, .store, .co vb. birçok TLD de, seçebileceğiniz alan adı uzantılarındandır. Bugün ccTLD'ler 150 milyon alan adı kaydı ile toplam alan adı endüstrisinin %40'ını oluşturmaktadır. Eğer diğer ülkelerin uzantılarını merak ediyorsanız, internet kullanımındaki çoğu paremetreye ait otorite sahibi bir organizasyon olan The Internet Assigned Numbers Authority’nin (IANA), mevcut ccTLD’lerin listesine linke tıklayarak ulaşabilirsiniz. IANA mevcut ccTLD listesi: https://www.iana.org/domains/root/db GTLD'ler ile ccTLD'ler Arasındaki Fark Nedir? Çevrimiçi bir iş kurmak için, öncelikle bir alan adı kaydetmeniz gerekir. Bu, müşterilerinizin sizinle çevrimiçi olarak daha rahat ve daha kolay bir şekilde iletişim kurmasını sağlar. Alan adına kaydolmadan önce, işletmeniz için uygun bir Üst Düzey Domain (TLD) seçmelisiniz. Temelde iki tür üst düzey alan adı vardır. Bunlar genel Üst Düzey Domain (gTLD'ler) ve ülke kodu Üst Düzey Domain’lerdir (ccTLD'ler).  Peki, gTLD ile ccTLD arasındaki fark nedir? gTLD, Genel Üst Düzey Domain anlamına gelir. "Genel" kelimesinden de anlaşılacağı gibi, gTLD'ler herhangi bir coğrafya veya ülke tanımıyla sınırlı değildir. Dünyanın herhangi bir yerindeki biri tarafından kaydedilebilir. Örneğin, ".com" herhangi bir ticari kuruluş için uygunken ".net" ağ hizmeti için uygundur; ".org" organizasyonlar için uygunken ".edu" herhangi bir eğitim kurumu için uygundur. gTLD'ler herhangi bir ülke veya yeri hedeflemez. ccTLD’ler ise yalnızca belirli bir ülke veya bölgeye yöneliktir. Birçok ccTLD, yalnızca kendi ülkeleri tarafından yönetildikleri için kapatılabilir veya kısıtlanabilir. Genellikle sorumlu ülkenin kuruluşunun gerektirdiği belirli bir standart süreci içerir ve her ülkede birbirinden farklı olabilir. Bazı ccTLD’ler ülkede ikamet kanıtı gerektirir. Ancak, ccTLD'lerini kısıtlamayan bazı ülkeler de vardır. “.me”, “.co”, “.tv”, “.fm” bunlardan bazılarıdır. Bu yüzden bazen bu tür ccTLD'lerle biten bir web sitesi adı görmeniz mümkündür.  gTLD’ler (Generic top-level domain) ve ccTLD'ler arasındaki farkın ne olduğunu öğrendiğinize göre, şimdi asıl sormanız gereken soru işletmeniz için hangisinin uygun olduğudur. gTLD'ler arama motorlarına web sitenizin tarafsız olduğunu söylerken ccTLD'ler arama motorlarına web sitenizin belirli bir yer için olduğunu söyler. Bu, bir arama motorunu her kullandığında bir kullanıcıya gösterilen sonuçları doğal olarak etkiler. Google’de "hamburger" araması yaparak bu durumu kendiniz test edebilirsiniz. Sonuçların en üstünde sıralanan web sitelerinin çoğunun ülkenize özgü ccTLD'yi kullandığını göreceksiniz. Google her zaman en alakalı sonuçları sağlamaya çalışır. Bu yüzden ccTLD'lerin bu açıdan bir avantajı vardır.  ccTLD'ler, bir şirketin web sitesini tek bir ülke için kurması için de uygundur. Bir ülkede ikamet edenler genellikle kendi ülkelerinin ccTLD'sine sahip bir alana diğer ülkenin ccTLD'sinden daha fazla güveneceklerdir. Ülke Kodlu (ccTLD) Domainin Avantajları ccTLD’nin ne olduğunu anladığınıza göre, şimdi ccTLD’nin sunduğu avantajlardan bazılarına göz atalım: 1. ccTLD’ler yerel hedefleme ve SEO avantajları sunar ccTLD'ler dünyanın belirli bölgelerinden gelen trafiği hedeflemenize izin verir. Örneğin, İstanbul merkezli restoranınızın web sitesine gelen ziyaretçilerin Türkiye’den olmasını istediğinizi varsayalım. Alan adı uzantınız olarak .com.tr'yi seçmeyi düşünebilirsiniz. Bu, Almanya, ABD veya herhangi başka bir bölge yerine Türkiye’de yaşayanların arama sonuçlarında görünmenizi sağlar. Ayrıca bir ccTLD kullanmak, ülke bazlı arama sonuçları için size daha yüksek bir SEO değeri verir. 2. ccTLD'ler internet kullanıcılarına güven verir ccTLD’ler internet kullanıcılarına daha fazla güven verir. Ziyaretçiler, web sitesini yerel olarak kabul ettikleri için, özellikle adresin yabancı bir adres yerine tanıdıkları bir yerde olduğunu görürlerse, alışveriş yapmanın daha kolay olduğunu hissedebilirler. Ayrıca, birçok kişi kendi ana dillerinde, para birimlerinde ve bölgelerinde işlemleri tamamlamayı ve siteleri ziyaret etmeyi tercih eder. 3. ccTLD'ler yaratıcılığınızı ortaya çıkarır ccTLD, bazı şirketlerin alan adlarının etrafında güçlü bir marka oluşturmak için kullandıkları güzel bir yöntemdir. Bu, hem alan adı hem de ccTLD birlikte kullanılarak bir kelime veya ad oluşturulduğu zaman geçerlidir. Örneğin, Belçika’da bir web sitesi kurarken subscri.be'yi kullanmak harekete geçirici bir mesaj olabilir. Bulabileceğiniz çeşitli kombinasyonların gerçekten bir sınırı yoktur.  ccTLD'ler Hakkında Kendinize Sormanız Gereken 3 Soru Ülke Kodu Üst Düzey Domain’e yatırım yapmadan önce kendinize sormanız gereken bir farklı soru vardır: 1. Belirli bir ülkede mi faaliyet gösteriyorsunuz? Bunun ötesine geçme planınız yok mu? Örneğin, Türkiye’de bir kahve dükkanı zinciriyseniz, bir veya iki perakende satış yeriniz olabilir ve birkaç tane daha açmak isteyebilirsiniz. Fakat asla Türkiye sınırlarının ötesine geçemezsiniz. Böyle bir durumda, ".tr" alan adını uzantısını tercih etmeniz aleyhinize olacaktır. 2. Birden fazla ülkede faaliyet gösteriyor musunuz? İşletmeniz ABD'de, Kanada'da, İngiltere’de var olabilir, fakat Almanya’ya da açılmak istiyorsunuz. Bu durumda, seçtiğiniz alan adına ile ülke kodlu alt klasörler kullanabilirsiniz. Örneğin, Meksika içeriğinin tamamının "/ mx /" üzerinde, İspanyolca içeriğin tamamının "/ es /" üzerinde, tüm Türkçe içeriğin "/ tr /" üzerinde olması gibi… İşletmenizi büyütmeye yeni başlıyorsanız, küresel bir alan adı seçmek ve ülkeye özgü bir alan adı uzantısı kullanmak, uluslararasılaşmayı yönetmenizi kolaylaştırır. 3. Farklı ülkelerde birden fazla ofisiniz mi var? İçeriğiniz birden çok dilde mi mevcut? Büyük bir operasyon musunuz? Durum sorudaki şekildeyse, Ülke Kodu Üst Düzey Domain’ler satın alabilirsiniz. Örneğin, Airbnb’de yaklaşık 26-27 farklı ccTLD var. Bu, özellikle her alanın yerelleştirilmiş kopyalarını yapmak için zor olsa da, zamanınız ve finansal kaynağınız varsa, buna değer. Özetlemek gerekirse, işinizi diğer ülkelere genişletmeyecekseniz en iyisi bulunduğunuz ülkenin, Ülke Kodu Üst Düzey Domain’ine bağlı kalın. Biraz büyümeye başladığınızda, ülkeye özgü alt klasörler oluşturun. Zamanınız ve finansal kaynağınız varsa, çok sayıda Ülke Kodu Üst Düzey Domain satın alın. Yukarıda ccTLD ile ilgili tüm detayları sizinle paylaştık. Bu bilgiler ışığında, bilinçli bir domain seçimi yapmak için kendinize gerekli tüm soruları sorduysanız, domain ve hosting sektörünün önemli şirketlerinden biri olan Niobeweb, hızlı "Domain Sorgulama" aracıyla domain fikirlerinizi geliştirme sürecinden satın almaya kadar size destek olur. İşletmeniz için .com.tr uzantılı domain satın almak istediğinizde, Niobeweb.net'e gelerek hemen hayalinizdeki domainin araştırmasını yapabilir, beğendiğiniz domaini kaydedebilir, uygun fiyatlar ve profesyonel domain yönetim desteği ile domain tescilinizi yaptırabilirsiniz. Bu arada şirketiniz için Ülke Kodlu (ccTLD) Domain kullanıyorsanız, yorum bölümünde bize yazın. İçeriğimizi geliştirmek için deneyimlerinizi ve önerilerinizi paylaşmayı unutmayın.

Çözüm Odaklı Destek

Türkiye'nin en tecrübeli destek uzmanları ile 3 farklı kanaldan 7/24 destek sunuyoruz.