Bugünlerde en çok konuştuğumuz konuların başında “Uzaktan Eğitim” geliyor.

Evde, sokakta, iş yerinde, her yerde çocuklarımızın uzaktan eğitim modeliyle nasıl öğrenim göreceğini konuşuyoruz.

Haksız sayılmayız.

Covid-19 salgınının ülkemizde de hızla yayılmaya başladığı dönemde çocuklarımızın eğitim ve öğretimi aksamasın diye kalan süreci internetten ve televizyonlardan verilen derslerle tamamlamıştık.  Ancak okullarımızın örgün eğitim yerine uzaktan eğitimle açılacağını hiç beklemiyorduk!  Okullarımıza kapıdan değil de internetten girmek zorunda kalınca haliyle; “eğitim bu şekilde verimli olur mu olmaz mı, gerekli teknolojik altyapımız var mı,  öğrenci ve öğretmenlerimiz kolay adapte olabilecek mi?” diye sorgulamaya başladık.

Aslında açık öğretim fakültelerinden, mesleki kurs ve sertifika programlarından uzaktan eğitime pek yabancı sayılmasak da günün birinde çocuklarımızın geleceğini etkileyecek kadar önem kazanacağını bilmiyorduk.

Uzaktan Eğitime Geçmek Şart mıydı?

Korona virüs salgınının okullarda yüz yüze eğitimi imkansız kılması,  bütün devletleri kendi imkanları ölçüsünde uzaktan eğitime geçmek zorunda bıraktı.

BM’in araştırmasına göre dünyada 770 milyon kişilik öğrenen kitle var. Eğitimin sürdürülebilirliğini sağlamak açısındanuzaktan eğitim tek çaremiz olarak görülüyor.

Öğrenciler ve Aileler Uzaktan Eğitime Nasıl Bakıyor?

Günümüzün teknolojik imkânlarından yararlanılarak internet ortamında gerçekleştirilen sesli, canlı, görüntülü, etkileşime dayalı uzaktan eğitim modeline öğrenciler genelde olumlu yaklaşıyor.

Aileler ise biraz daha kaygılı. Çünkü eğitim denilince aklımıza okullar ve bahçelerinde, koridorlarında koşuşturan çocuklar geliyordu. Oysa şimdi eğitim almak için öğrencilerin illaki sınıfların içinde olmalarının gerekmediği, öğrencinin bulunduğu her yerin bir okul olabileceği gerçeğiyle yüzleşiyoruz…

Çocuklarımızın eğitim hayatlarına devam edebilmesine imkân tanıyan uzaktan eğitim metoduna ön yargıyla yaklaşmayı bırakıp, en iyi şekilde nasıl faydalanabileceğimize odaklanmamız lazım.

Teknolojik gelişmeler hayatın her alanına olduğu gibi eğitim alanına da yenilikçi ve daha çağdaş yaklaşımlar kazandırıyor.

Bilgi çağını yaşıyoruz. Bilginin hızına yetişemiyoruz ve bilgi sınır tanımıyor!

Eğer bilgi sınır tanımıyorsa;  biz de bilgiyi edinmek için okul duvarlarını sınır olarak görmemeliyiz.

Uzaktan Eğitimle Gelen Avantajlar

Çocukların ve gençlerin teknolojiyle arası bizlerden daha iyi.  Uzaktan eğitim onların teknoloji düşkünlüğüyle örtüşüyor. Ellerinden akıllı telefonlar eksik olmuyor. Elektronik cihazları bizlerden çok daha iyi kullanabiliyorlar.

İnternette vakit geçirmeyi seviyorlar. Bu vakti eğitsel içeriklerle beslemek önemli bir kazanım olur.

Öğrenciler istedikleri mekânlardan eş zamanlı iletişimle eğitime katılarak, yine kendi öğretmenlerinden derslerini dinleyecek, soru sorabilecek, cevap verilebilecekler. Değişecek olan bilginin veriliş yöntemi ve mekanı olacak.

Sınıflarında öğretmenlerine soru sormaktan çekinen, arkadaşlarının bakışları kendi üzerinde zannederek heyecanlanan çocuklar, kendilerini daha rahat hissettikleri sanal ortamda derse daha aktif katılım sağlayabilirler.

İnternet, ders esnasında kendini konuya veremeyen, anlayamayan ya da derse katılamayan öğrencilerin, kayıtlı ders videolarını istediği zaman, istediği kadar izleyebilmesine, eksik bilgilerini tamamlamasına, çeşitli eğitim materyallerine ulaşmasına imkan tanıyor.

Öğrenciler, okul yollarında geçen zamandan, aileler, ulaşım maliyetlerinden tasarruf sağlayacakları gibi çocuklarının beslenmelerini de takip edebilecek.

Çocukların çok erken saatlerde kalkmaları gerekmediği için uykuları bölünmemiş olacak. Sabahın zifiri karanlığında yollara düşen çocuklarımız için üzülmüyor muyduk?

Kalabalık  sınıflarda eğitim görmelerinden, sıralarda  sıkışık vaziyette oturmalarından  şikayet etmiyor muyduk?

Arkadaşlarının çantasına veya ayakkabısına özenen, onların kantinden alıp yediği ürünlere kendisinin harçlığı yetmeyen, hatta harçlığı olmayan çocukların varlığını da hatırlayalım. Şuanda eşitlendiler…

Uzaktan Eğitimle Gelen Sorunlar

Her şey güllük gülistanlık değil elbette…

Sağladığı olanaklar kadar beraberinde getirdiği sıkıntılar da var.

Sistem, öğretmenin şefkatle öğrencisinin başını okşamasına imkân tanımıyor.

Öğretmenininternet üzerindenbırakacağı etki, öğrencisiyle yüz yüze kurduğu iletişimdeki kadar güçlü olmayacaktır. Tek başına öğrenme güçlüğü çeken öğrenciler bu durumda daha da zorlanabilir.

Uygulama gerektiren dersler konusunda da sıkıntılar olacaktır.

Öğrencilerin okullarda sosyalleşmesi zamanla yerini teknoloji bağımlılığına çevirebilir.Hand drawn japanese kids studying

Uzaktan Eğitimin Erişemediği Çocuklar

Şu an için en önemli sorunumuz evlerinde bilgisayar ve internet bağlantısı olmayan yüzbinlerce çocuğumuzun olması! Ne yazık ki iletişim kaynaklarına ulaşmakta zorluk yaşıyorlar.

Milli Eğitim Bakanlığı, öğrenciler eğitimlerinden geri kalmasın diye bütün imkânlarını seferber ediyor. Sorunu çözmek için gerekli çalışmaları yapıyor ancak her öğrenciye kısa zamanda bilgisayar temin edilmesi, bağlantı problemlerinin giderilmesi kolay değil. Yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının eğitime destek vererek, el birliğiyle bu süreci hızlandırması gerekiyor.

İnternette yaşanan teknik sorunların eğitime etkisi

Yine öğretmen ve öğrencilerin sisteme bağlanırken yaşadığı sorunlar,  internet hızının yetersizliği gibi teknik konular da uzaktan eğitimde verimi düşürüyor, öğreten ve öğrenen tarafların motivasyonlarını olumsuz etkiliyor. İnternet hızı konusunda sağlıklı bilgi edinmek isterseniz   https://www.niobeweb.net/blog/internet-seciminde-hizin-onemi/ sitesine göz atmanızı öneririm.

Uzaktan eğitim, bugün için zorunluluktan dolayı hayatımıza girmiş olsa da eğitim dünyamızda önemli değişikliklere yol açacağına kuşku yok.

En zor zamanlarımızda örgün eğitimin imdadına yetişen ve üstündeki yükü sırtlayan uzaktan eğitime hak ettiği şansı vermeli…